top of page

BOŞANIRKEN EN SESSİZ TARAF: EVCİL HAYVANLAR

  • Yazarın fotoğrafı: Murat Tayyar
    Murat Tayyar
  • 25 Haz
  • 2 dakikada okunur

(Boşanmada “Evcil Hayvan” Paylaşımı)

 

Dünya nüfusu yaşlanıyor; RTÜK anneler günü reklamı için inceleme başlatıyor; kimileri bakabildiği kadar, kimileri yapabildiği kadar, kimileri ise hiç çocuk yapmıyor; kimileri ise farklı farklı sebeplerle evcil hayvan sahipleniyor…

 

Peki boşanırken bu dostlarımızın geleceği nasıl belirleniyor?

 

Bu soruya cevap vermeden önce, evcil hayvanların hukukumuzda “taşınır eşya” olarak kabul edildiğini belirtmek isterim. Özellikle “sahipli hayvan” için bazı özel düzenlemeler olsa da bu durum hayvanların eşya olarak kabul edildiği gerçeğini değiştirmiyor.

 

Buradan hareketle, boşanma davasında evcil hayvanın “mal rejiminin tasfiyesi” hükümlerine göre paylaşılabileceği sonucuna varabiliriz.

 

Yargıtay incelemesinden geçmiş bir çekişmeli boşanma davasında aile mahkemesi; “tarafların evlilik birliği içerisinde sahiplendikleri köpeğin eşya hukukuna ve mal rejimine tabi bir varlık olması ancak doğrudan mal rejimi kapsamında bir talebin bulunmayıp sadece iadesinin istendiği, kişisel mal olarak kabulünün yapılamayacağı ve dava konusu ise mal rejiminden kaynaklı davaların ayrıca açılabileceği hususları dikkate alınarak köpek yönünden yapılan talebin reddi ile fiili olarak yanında bulundurduğu tarafta kalmasının devamına karar verilmiştir.” şeklinde karar vermiştir. Emsal mahkeme kararında da evcil hayvanın mal rejiminin tasfiyesi hükümlerine göre paylaşımının yapılabileceği görüşü benimsenmiştir.

 

 

Şu ayrımı ise hemen yapmalıyız. Peki anlaşmalı boşanmada durum farklı mıdır?

 

Anlaşmalı boşanma protokolünün içeriği; kamu düzenine, kanunun emredici kurallarına, genel ahlâka veya kişilik haklarına aykırı olmamak koşuluyla tarafların serbest iradeleriyle belirlenir.

 

Bu sebeple anlaşmalı boşanma hâlinde taraflar, evcil hayvanın fiilen hangi tarafta kalacağına dair protokole hüküm ekleyebilirler. Bunun, mevcut düzenlemeler kapsamında ve teknik anlamda “velayet” olarak değerlendirilebileceğini düşünmüyorum.

 

Bununla beraber, evcil hayvanın bakım ve diğer masraflarının kim tarafından karşılanacağı (bu hükmün de teknik anlamda “nafaka” olarak kabul edilmesi mümkün değildir), evcil hayvanın fiilen yanında kalmadığı tarafın evcil hayvanı ne zaman görebileceği gibi hükümlerin de protokole eklenmesinde herhangi bir engel bulunmamaktadır.

 

Boşanmada çocuk değil, ama sadece eşya da değil…

 

 

Hemen şunu belirtmekte fayda görüyorum. İster çekişmeli ister anlaşmalı boşanma olsun, evcil hayvan paylaşımında, mahkemelerin evcil hayvanın menfaatini ve üstün yararını göz önüne alarak karar vermeleri gerektiği ve evcil hayvanların bir “mal” olarak değil “can” olarak değerlendirilmesi gerektiği tartışmasızdır.

 

Bunun tespiti ise keşif ve bilirkişi incelemesi ile mümkün olabilecektir. Hâkimin, evcil hayvanın hangi tarafta kaldığında daha mutlu ve daha sağlıklı olacağını, hangi tarafla duygusal bağının daha yüksek olduğunu, tarafların imkân ve koşulları doğrultusunda araştırmasına herhangi bir engel bulunmamaktadır.

 

Bu konunun mahkeme salonlarında dile getirildiği çok sık karşılaştığımız bir durum değildir. Ancak, git gide artacağı kuşkusuz ve örnekleri yok değil. Karar metinlerini görmemiş olsam da basına yansıdığı kadarıyla bazı anlaşmalı boşanma davalarında; mahkemece bir köpeğin kadına verildiği, erkek tarafından ise kadına aylık bakım gideri ödenmesine ve köpeğin erkek sahibi ile görüşebilmesine karar verildiği; başka bir örnekte ise bir kedi için üçer ay dönüşümlü olarak, boşanan sahipleri arasında yaşamasına karar verildiği şeklinde örnekler var.

 

Boşanma sürecinde paylaşım kavgasına girdiğiniz şey ev, araba yerine; aileden biri olarak kabul ettiğiniz sessiz dostlarınız olabilir…

 

 

Mevcut düzenlemeler kapsamında “eşya” muamelesi gören evcil hayvanların “aile üyesi” olarak kabul edildiği günlere ulaşmak dileğiyle…


Yazar: Arb. Av. Murat Tayyar

 
 
 

Yorumlar


© 2026 Tayyar Tuncer tüm hakları saklıdır.

bottom of page