top of page

ANLAŞMALI BOŞANMA MOTİVASYONUNUZ “BİR AN ÖNCE KURTULAYIM” OLMASIN.

  • Yazarın fotoğrafı: Murat Tayyar
    Murat Tayyar
  • 19 Haz
  • 2 dakikada okunur

Evliliği en az bir yıl süren çiftler, anlaşmalı boşanma yolu ile evliliklerini kısa süre içerisinde sonlandırabiliyorlar. Anlaşmalı boşanma imkanının, sadece bir yılı dolduran evliliklere tanınmış olması her ne kadar tamamıyla katıldığım bir kural olmasa da bu farklı bir yazımızın konusu olsun.


Bu yazımızın konusu ise bazı eşlerin anlaşmalı boşanma motivasyonuna ufak bir eleştiri ve büyük bir tavsiye…


Son birkaç ay içerisinde; konuşmasına “Bir an önce kurtulmak istedim Murat Bey.” diye başlamış, anlaşmalı bir şekilde boşanmış, boşanma kararı kesinleşmiş, malın mülkün çoğunu karşı tarafa kaptırmış(!) kişilerin “Şimdi bir şey yapamaz mıyız?” soruları ile muhatap olduğum için bu yazıyı yazma gereği hissettim.


Boşanmanın hukuki ve maddi sonuçlarının yanı sıra, belki daha çok ruhsal ve psikolojik sonuçlarının olduğunun da tabii ki farkındayım. Ancak işin o kısmını konunun çok değerli uzmanlarına bırakmalıyız.


Anlaşmalı boşanma için uygulamada önce bir protokol hazırlanır, boşanmanın mali sonuçları ile varsa müşterek çocukların durumu hakkında (velayet, şahsi ilişki tesisi vs.) eşlerin anlaştığı hususlar bu protokole yazılır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesi ile anlaşmalı boşanma davası açılır ve duruşma günü hakim bizzat eşleri dinler. Hakim boşanmanın serbest irade ile verildiğine kanaat getirirse ve protokolde yazan hükümleri de uygun bulursa boşanma kararını verir (uygun bulmadığı kısımları değiştirebilir, değişiklikleri kabul ederseniz yine boşanma kararı verir) ve protokol hükümlerini onaylar. Böylece evliliğiniz hızlı bir şekilde sona erer, çoğu çekişmeli boşanma davasında olduğu gibi eşinizle yıllar süren bir hesaplaşma içerisine girmemiş olursunuz.


Ancak her şey bu kadar hızlı ilerlerken ve siz “Bir an önce kurtulayım.” derken, ileride telafisi mümkün olmayacak maddi kayıp yaşadığınızın farkında olamayabilirsiniz.


EŞİNİZİN BULDUĞU AVUKAT İLE YETİNMEYİN, ANLAŞMALI OLARAK BOŞANSANIZ BİLE AYRI BİR AVUKATINIZ OLSUN.


Başlığı hemen kendim de çürütebilirim(!) “Avukat, avukattır.”, “Zaten biz ne istersek protokole o yazılacak.”, “Sen de başka bir avukata boş yere para verme.” …


Diğer türlü olmaz mı? Tabii ki olur. Bize de çiftler geliyor, taleplerine göre protokolü hazırlıyoruz, avukat olarak eşlerden sadece birini temsilen davayı açıyoruz ve boşanma gerçekleşiyor.


Ancak, eşler arasında güven problemi varsa, anlaşmalı boşanma kararı vermeden önce olağan dışı şeyler yaşamışsanız, sağlıklı karar vermediğiniz hissine kapılıyorsanız, eşinizin sizden bazı şeyleri gizlediğini veya çok aceleci davrandığını düşünüyorsanız, psikolojik olarak zor bir süreçten geçiyorsanız… “Bir an önce kurtulayım.” düşüncesiyle hareket etmeyin, mutlaka ve mutlaka kendinize ayrı bir avukat bulun !!!


BULMAZSANIZ NE OLUR?


Kaybedebilirsiniz. Hem kendi hakkınızı hem de varsa çocuğunuzun hakkını.


Anlaşmalı boşanma protokollerinde mal rejimi konusunda “Tarafların birbirlerinden mal talebi yoktur.” anlamına gelecek ifadeler yazılmış olabilir. Ya da mal paylaşımına ilişkin hükümler (örneğin; evlilik birliği içerisinde edinilen evin bir eşe, arabanın diğer eşe verileceği gibi) yazıldıktan sonra “Tarafların protokolde yazılanlar haricinde birbirlerinden maddi veya manevi tazminat, edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklı hak veya alacak talepleri bulunmamaktadır.” şeklinde veya bu anlama gelebilecek ibra ve feragat hükümleri yazılabilir.


Yargıtay bu durumda, kısaca ifade etmek gerekirse, bir daha eşinizden herhangi bir talepte bulunamayacağınızı ve “Bir an önce kurtulayım.” düşüncesiyle yaptığınız şeyin geri dönüşünün olmadığını ve anlaşmalı boşanma motivasyonunuzu iyi belirlemeniz gerektiğini söylüyor. Benim de görüşümün bu yönde olduğunu ayrıca belirtmek isterim.


Peki istisnai durumlar yok mu? Elbette var. Hatta bunu da farklı bir yazımızın konusu yapalım. Ama o istisnai durumların çoğunuzun yaşadığı olayları kapsamadığını üzülerek söylemem gerekir.


Düşünerek ve danışarak karar vermeniz dileğiyle… 

Yazar: Arb. Av. Murat Tayyar

 
 
 

Yorumlar


© 2026 Tayyar Tuncer tüm hakları saklıdır.

bottom of page